Film festivalleri bir vitrin sunar; afişler, salonlar, kalabalıklar, fotoğraf kareleri… Bir de görünmeyen bir yüzü vardır: temanın kurulduğu masa, filmlerin seçildiği uzun geceler, yönetmenlerin karar mekanizması ve festivalin yıllar boyunca biriktirdiği entelektüel hafıza.
Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali; suç, ceza, vicdan ve adalet kavramlarının sinema aracılığıyla tartışıldığı bir düşünsel laboratuvar.
Bu yıl 15’incisi düzenlenen festival, ‘Herkes İçin Adalet’ teması ile karşımızda. Tema hem toplumsal hem bireysel alanda geniş bir yankı taşıyor. Erişilemeyen adalet, ötelenen hakikatler, sessiz tanıklıklar ve hukuk-insan ilişkisi.
Festival her zaman olduğu gibi bu yıl da adalet sisteminin görünmeyen yüzüne kamera tutuyor. Suç, sadece işlenen eylem değildir; ceza, sadece verilen hüküm değildir; adalet ise yalnızca bir karar cümlesi değildir.
Açılış Filmi ve Tonu: Festivalin açılış filmi olarak İranlı yönetmen Ali Asgari’nin imzasını taşıyan İlahi Komedya (Komedie Elahi) gösterilecek. Film, bir yönetmenin sansür ve yaratıcılık arasındaki absürt mücadelesini ele alarak, festivalin insan ruhunun karanlık koridorları, yargı-vicdan arasındaki görünmez sınırlar ve adaletin içsel boyutuna dikkat çeken tonunu açık ediyor.
Onur Konuğu: Festivalin sanatsal ağırlığını taşıyan isim bu yıl, efsanevi görüntü yönetmeni Yorgos Arvanitis’tir. Kendisi, festivalin ‘Sinemaya Katkı Ödülü’nü alacak ve bir ustalık sınıfı düzenleyecektir.
Yoğunlaşan Temalar: Festivalin çizgisine baktığımızda, filmlerin genellikle şu temalarda yoğunlaştığını biliyoruz:
Bu yıl festival kapsamında toplam 40 film gösterime giriyor. Kaynaklarda yarışma filmleri ve kısa film listeleri henüz tam anlamıyla yayınlanmasa da festival yapısı netleşmiş durumda.
İlahi Komedya , açılış için seçilen tonu açık ediyor: insan ruhunun karanlık koridorları, yargı vicdan arasındaki görünmez sınırlar ve adaletin içsel boyutu.
Resmi seçki henüz açıklanmasa da festivalin yıllardır süregelen çizgisine baktığımızda, filmlerin genellikle şu temalarda yoğunlaştığını biliyoruz:
Bu temaların her biri festivalin karakterini oluşturan bir yapboz parçası gibi işliyor.
Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali filmlerinin en dikkat çeken yönü, yalnızca anlatı değil; anlatım biçimi. Bu yıl öne çıkan estetik tercihler şöyle özetlenebilir:
Biçimsel tercihler, izleyiciyi olay örgüsünün dışına çıkarmadan aynı zamanda etik bir sorumlulukla karşı karşıya bırakıyor.
Festival 27 Kasım–2 Aralık 2025 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleşiyor.
Gösterim Salonları
Bilet Nereden Alınıyor?
7 Kasım itibarıyla biletler satışa çıktı. Passo ve festivalin anlaşmalı salon gişelerinden bilet alınabiliyor.
Bilet Fiyatları
Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali, sadece film gösteriminden ibaret değildir. Her yıl yapılan akademik program, hukukçular, sosyologlar, insan hakları uzmanları ve akademisyenleri bir araya getiriyor.
Bu yılın ana teması da sinema–adalet ilişkisini bir kez daha masaya yatırıyor:
Bu oturumlar, festivalin kültürel altyapısını besleyen çekirdeği oluşturuyor.
Çünkü bu festival yalnızca film izleme deneyimi değildir. Bu bir yüzleşme alanı, bir hafıza çalışması, bir toplumsal kayıt. Suçun, cezanın ve adaletin perde arkasında neler olduğunu anlamak isteyen her sinema tutkunu için eşsiz bir alan açar.
Sinemanın görünmeyen yapıları, düşünsel arka planı, yönetmenlerin duruşu ve bir festivalin ruhudur. Bu yılki festival, sinemada adaletin dilini yeniden kuruyor.